Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasinin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:
-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.
Mevlana Hazretleri, talebelerinin biriyle yürürken, yol kenarında birkaç köpeğin sarmaş dolaş uyuduklarını görürler. Yanındaki talebesi:
-Güzel bir kardeşlik örneği, der. Keşke insanlar da bundan ibret alsa.
Mevlana, tebessüm ederek karşılık verir:
-Aralarına bir kemik atıver de, gör kardeşliklerini.
Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2. Murat Han: -Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz diye çıkışır. Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:
-Peder ne der, kader ne der.
Kanuni Sultan Süleyman düğünlerde yetenekli kişilerin gösteri yapmasını çok severmiş.Yine bir gün, bir düğünde İstanbul’a Osmanlı ülkesindeki bütün cambazlar, ateş üfleyenler… hepsi doluşmuş. Kanuni, gösterileri zevk ile izlemiş. Birinciye de ihsanlarda bulunacakmış. Bir adam varmış, dikiş ipini 5 metre uzaktan atıp iğnenin deliğinden geçiyormuş.Kanuni bunu görünce hayretler içerisinde kalmış:-Tesadüfen attı. Böyle bir şey mümkün değil, demiş.Adam gösterisini bir daha yapmış. Dikiş ipliği yeniden 5 metre uzaktaki iğnenin deliğine girmiş.Kanuni şaşkınlık içerisinde:
-Bir daha yap bakalım, demiş.
Üçüncü denemeyi ayakta seyreden Kanuni, katıla katıla gülmüş ve meşhur emrini vermiş:
-Bu adama 100 altın verin, 100 de sopa atın.
Adam şaşkın:-Padişahım, 100 altını anladık ama neden 100 sopa
Kanuni cevabını hemen vermiş:
-100 altın maharetin için, helal olsun; 100 sopa da boş işlerle uğraştığın için. Bu da bana helal olsun. Bre adam başla işin mi yok? Neye yarayacak bu yaptığın?
