Kanuni Sultan Süleyman,sarayın bahçesindeki armut ağaçlarını kurutan karıncaların öldürülmesi için Şeyhulislam Ebussuud Efendi"den şu beyitle fetva istemiş:
-Dırahta ger ziyan etse karınca
Zararı var mıdır ânı kırınca
(Yani ürünlere zarar veren karıncaları öldürmekte şer"an zarar var mıdır?)
Ebussuud Efendi,bir beyitle cevap vermiş:
-Yarın Hakk"ın divanına varınca
Süleyman"dan hakkın alır karınca
İstanbul'da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmıştı. Yaşlı kadın:
Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulunur. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni:
-Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaşlı kadın:
-Padişahım! Kusura bakma, biz seni uyanık bilirdik, onun için evimizde rahat uyuyorduk der. Bu cevap üzerine Kanuni utanarak:
-Haklısınız diyerek, kadının çalınan mallarının bedelini kendi malından öder.
Kanuni Sultan Süleyman düğünlerde yetenekli kişilerin gösteri yapmasını çok severmiş.Yine bir gün, bir düğünde İstanbul’a Osmanlı ülkesindeki bütün cambazlar, ateş üfleyenler… hepsi doluşmuş. Kanuni, gösterileri zevk ile izlemiş. Birinciye de ihsanlarda bulunacakmış. Bir adam varmış, dikiş ipini 5 metre uzaktan atıp iğnenin deliğinden geçiyormuş.Kanuni bunu görünce hayretler içerisinde kalmış:-Tesadüfen attı. Böyle bir şey mümkün değil, demiş.Adam gösterisini bir daha yapmış. Dikiş ipliği yeniden 5 metre uzaktaki iğnenin deliğine girmiş.Kanuni şaşkınlık içerisinde:
-Bir daha yap bakalım, demiş.
Üçüncü denemeyi ayakta seyreden Kanuni, katıla katıla gülmüş ve meşhur emrini vermiş:
-Bu adama 100 altın verin, 100 de sopa atın.
Adam şaşkın:-Padişahım, 100 altını anladık ama neden 100 sopa
Kanuni cevabını hemen vermiş:
-100 altın maharetin için, helal olsun; 100 sopa da boş işlerle uğraştığın için. Bu da bana helal olsun. Bre adam başla işin mi yok? Neye yarayacak bu yaptığın?
