BEYLiK LAFLAR !!

Iconbir tutam BEYLÜK LAF!!

tuzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mevlana Denizinden Damlalar

* Bazı insanlar vardır ki selam verirler ve selamlarından is kokusu gelir. Bazıları da vardır ki selam verirler ve onların selamından misk kokusu gelir.


* Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır; gerçek kahraman odur ki önce kendi nefsini yener.

* Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

* Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler, ama benim için sanki Yemen’dedirler. Yemen’ olan niceleri de vardır ki sanki dizimin dibindedirler.

* Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir.

* Tuzağa saçtığın taneler cömertlik sayılmaz.

* Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

* Allah ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.

* Bal yiyen, arısından gocunmaz.

* Bir mum, diğerini tutuşturmakla ışığından hiç bir şey kaybetmez.

* Ne mutlu o kimseye ki kendi ayıbını görür.

* İyiliği ve ihsanı tamamlamak, başlamaktan daha iyidir.

* Balığa, denizden başkası azaptır.

* Adalet nedir? / - Ağaçları sulamak. Zulüm nedir/ -dikene su vermek.

* Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin, karşındakinin anlayabildiği kadardır.

* Fakire verilen,daha onun eline geçmeden Allah’a ulaşır.

* İçte ki kiri su değil, ancak göz yaşı temizler.

* Nerede akarsu varsa orada yeşillik vardır. Akan gözyaşının olduğu yere de rahmet gelir.

* Sende iyi olan ne varsa dostuna onu ver.

* Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya 10 atla koşar. Kendini olgun sanan ise bu zannı sebebiyle Allah’a ulaşamaz.

* Eyvahlar olsun o kişiye ki kendisi ölür de isyanı kalır!

* Aşk davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın.

* Yürü, bir an için mezarlıkta sessizce otur. O söz söyleyip şimdi susmuşları gör! Onların topraklarını bir renkte, bir halde görürsün, ama halleri bir değildir ki…

* Ben, hürriyeti kulluğa satmam.

 
 

Bunun akıbeti er veya geç budur

  • Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, tebdili kıyafet yapmış, Kuşlar Çarşısı'nı geziyormuş. Avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli, eğitimli, güzelim kuşları satıyorlar. Bir ara gözü kekliklere ilişir padişah'ın. Bir grup kekliğin üzerindeki varakta, "Tane işi satış fiyatı 1 altın" yazıyor. Hemen yanı başlarında asılı, adeta altın kafes içinde bir keklik daha var ki, fiyatı; 300 altın. Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır. "Hayırdır" der satıcıya, "Bunun diğerlerinden ne farkı var ki, bunlar 1 altın, bu 300 altın?" Satıcı, "Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, ötmesi bir yana bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor" diyor."Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar" diye ekliyor. "Satın alıyorum" diyor Padişah, "Al sana 500 altın..." Parayı veriyor; hemen oracıkta kekliğin kafasını kesiyor. Adam şaşırıp, "Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi" diye dövünürken; Padişah gürlüyor: "Bu kendi soyuna ihanet eden bir kekliktir. Bunun akıbeti er veya geç budur."